Çankırı'da yaşamını sürdüren 35 yaşındaki elektrik-elektronik mühendisi Nurettin Hasaltun, üniversitedeyken model otomobillerine mekan hazırlamak amacıyla yöneldiği diorama sanatında, artık başkalarının düşlerini minyatür çalışmalara taşıyor.Bir elektrik dağıtım şirketinde 9 yıldan bu yana şebeke yöneticiliği yapan Hasaltun, çalışma saatleri dışında kalan vaktini diorama (gerçek ya da kurgusal bir olayın, anın veya hikayenin belli bir ölçekte, ışıklandırmadan da yararlanılarak üç boyutlu biçimde modellenmesi) sanatına ayırıyor.Üniversite döneminde model otomobil koleksiyonunu sergileyebilmek amacıyla gerçekçi mekanlar hazırlamaya yönelen Hasaltun, ilerleyen süreçte bu alandaki üretimini geliştirdi.Mühendislik mesleğinin kazandırdığı teknik birikimi hobisinde de kullanan Hasaltun, ışıklandırma sistemlerinden, elektromekanik parçalardan ve hareket edebilen mekanizmalardan faydalanarak tasarımlarını daha gerçekçi hale getiriyor.Çalışmalarına yaklaşık 6 yıldır kendi atölyesinde devam eden Hasaltun, 1/18 ölçekli model otomobillere uygun otopark, otomobil galerisi, cadde, sokak, hangar, terk edilmiş sanayi alanı ve arazi dioramaları üretiyor.Eserlerini üç boyutlu yazıcı, lazer kesim cihazı ve çeşitli malzemeler kullanarak hazırlayan Hasaltun, koleksiyonerlerin düşlediği sahneleri ilk olarak çiziyor, daha sonra üç boyutlu minyatür tasarımlar haline getiriyor."Hayal ettiğin neyse gel birlikte hazırlayalım"AA muhabirine açıklamalarda bulunan Nurettin Hasaltun, diorama sanatıyla üniversitede tanıştığını ve model otomobillere olan merakının zaman içerisinde başka bir uğraş halini aldığını anlattı.İlk aşamada kendi model otomobillerine gerçek yaşamdakilere benzeyen mekanlar oluşturmayı amaçladığını belirten Hasaltun, "Bu uğraş, üniversitenin hazırlık döneminde otomobil tutkusuyla ortaya çıktı.
Bana ait model otomobiller bulunuyordu. 'Dışarıda gördüğüm yaşamı içeriye, evime nasıl taşırım?' sorusundan yola çıktım. İlk adımlarımı küçük çalışmalarla attım.
Daha sonra envanterimi büyüterek bugüne ulaştım." diye konuştu.Gerçek otomobillerin 18 defa küçültülmüş modelleri için mekanlar oluşturduğunu vurgulayan Hasaltun, "Otomobil satın alırken karşılaştığımız showroomların küçük örneklerini, cadde ve sokaklarda rastladığımız markaların bir araya geldiği caddeleri, ayrıca hangarları ve terk edilmiş sanayi alanlarını hazırlıyoruz.
Bunun yanında doğa, dağ yarışı ve offroad araçlarına yönelik ortamlar da oluşturuyorum. Kısacası otomobilin yer aldığı neredeyse her mekana ilişkin bir diorama hazırlayabiliyorum." dedi.Çalışmalarını üretirken mühendislik birikimini de değerlendirdiğini anlatan Hasaltun, mobilya malzemelerini, lazer kesimi, üç boyutlu yazıcıyı ve ışıklandırma sistemlerini birlikte kullandığını ifade etti.Model otomobilleri yalnızca vitrine koymak yerine bir kompozisyonun parçası olarak sergilemeyi hedeflediğine dikkati çeken Hasaltun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Vitrindeki model otomobil, hareketsiz bir model olarak duruyor.
Biz onu bir mekanın içine yerleştirerek ölçekli figürlerle birlikte bir kompozisyon oluşturmaya yöneldik. Esasında tasarımları insanların hayal dünyasına göre hazırlıyoruz. 'Görmek istediğim şey bu.' diyen kişiye istediği mekanı sunmaya uğraşıyoruz.
Bu uğraşın mottosu da biraz burada yatıyor. 'Görmek istediğin, düşlediğin nedir? Gel onu birlikte hazırlayalım.' diyorum."Bir tasarımı bitirmek yaklaşık 3 haftayı buluyorTasarımlarının bütünüyle el işçiliğiyle ortaya çıktığını, üretim sürecinde çeşitli malzeme ve teknikleri kullandığını ifade eden Hasaltun, bir vitrini bitirmenin yaklaşık 3 hafta aldığını söyledi.Atölyede geçirdiği çalışma saatlerinin kendisini gündelik hayatın stresinden arındırdığını belirten Hasaltun, "Gündüzleri mesleğimizi yapıyoruz.
Akşamları ise işin getirdiği stresten uzaklaşmak amacıyla atölyeye geliyorum. Bu çalışmalarla uğraşırken pek çok şeyden uzak kalabildiğimi gördüm. Burada zaman geçirmemin nedeni bu." ifadelerini kullandı.Tamamladığı çalışmaları sahiplerine bizzat teslim ettiğini söyleyen Hasaltun, böylelikle farklı kentlerdeki koleksiyonerlerle tanışma ve yeni arkadaşlıklar edinme imkanı bulduğunu aktardı.Kendi evine henüz bir diorama yapmadığını dile getiren Hasaltun, şu ifadeleri kullandı: "Aklımda halen hayata geçiremediğim çok sayıda proje bulunuyor.
İlk olarak kendi evim için bir tane hazırlamayı düşlüyorum. Benim en büyük hayalim bu. Ardından daha çok kişiye ulaşmayı ve daha fazla insanla iletişim kurmayı istiyorum."


